Yaşamak herşeye rağmen güzel..

• 16/6/2007 - Canım hastalarım



Daha önce başka bir yerlerde okumuş olduğum ve çok hoşuma giden bir yazıyı bir arkadaşım mailime göndermiş. Aşağıda yapılan tespitler belki sizi güldürebilir ama bir hekim olarak beni yalnızca düşündürüyor. Bu yazılanlar hiç abartısız, benim ve pek çok meslektaşımın her gün yaşadığı şeyler..

Ben hastaların ve hasta yakınlarının içinde bulundukları durum itibari ile her zaman çok sağlıklı düşünemediği ve maalesef toplumumuzun büyük kısmının hala sosyokültürel olarak çok da gelişmediği gerçeğinin farkındayım ve tüm bu yaşananlar nadiren beni üzüyor ya da şaşırtıyor. Eğer bir melek ya da azize değilseniz ve biraz önce bahsettiğim gerçeklerin farkında değilseniz, bu meslek bazen çok yıpratıcı olabiliyor..


Parantez içindekiler şahsi fikirlerim;


Sevgili hastalarımız ve yakınları
1. Eğer bizi kahve makinasının başında ya da sigara molasında yakalarsanız, muhakkak hastalıklarınızla ilgili bir soru sorun. Bizim dünyada zevk aldığımız tek şey tıptır ve molayı sizin sorularınızı yanıtlamak için verdik. (Biliyorum, hastanızın durumu için o kadar endişelisiniz ki bizim de arada dinlenmeye ihtiyacımız olduğunu unutuyorsunuz)

2. Evdeki ilaçlarınız iyi gelmiyorsa, hemen bizi telefonla arayın. Telefondan teşhis koymak gibi müthiş bir yeteneğimiz vardır. (Evet ,lütfen bunu yapmayın!)

3. Ayaküstü, merdiven aralığında, kapı arkasında veya asansörde karşılaştığınızda hemen oranızın buranızın ağrıdığını anlatmaya başlayın,biz her an sizi düşünürüz ve zaten asansöre de hastalarla karşılaşabilmek için bineriz. (Az önce asansörde karşılaştığım kat görevlisi arkadaşım, çarpıntın olduğunu söylüyorsun ama ben hala yüzüne bakarak teşhis koymayı beceremiyorum hastaların, sen bir polikliniğe gelsen hani )

Vur yüzüme yüzüme
4. Gazetede okuduğunuz asparagas tıp haberleri hakkında doktorları her fırsatta sıkıştırınız. Çünkü gazeteciler her zaman tıp konularını doktorlardan daha iyi bilirler ve her yazdıkları doğrudur. Böylece doktorun bilgisizliğini ve açıklarını yüzüne vurma fırsatını yakalamış olursunuz. (Heh heh, bu konuda beni sıkıştırmaları çok zor, onlardan önce o abuk subuk şeyleri okumuş olurum zaten )

5. Doktorlar sinirsiz insanlardır, hatta insan değil robotturlar, yorulmaz, uyumaz, tatil yapmaz ve sinirlenmezler İstediğiniz kadar, hatta sonsuza kadar soru sorabilirsiniz, hatta sorduğunuz soruların cevaplarını dinlemek zorunda bile değilsinizdir. Doktor önceki soruya cevap vermekteyken, yeni soru sorabilirsiniz, doktor buna hiç alınmaz. Üstelik, doktora sorduğunuz ve cevabını aldığınız konuda, doktorun dediklerini uygulamak zorunda bile değilsiniz. Ama iyileşmediğinizde doktorun dediklerini uygulamadığınız halde doktora hesap sorma hakkınız vardır. (Evet, bir de benim ekleyeceğim bir şey var, daha önce kullandığınız ilaçları sakın yanınızda getirmeyin, isimlerini de ezberlemeyin, doktorunuzun gözleri röntgen gibidir, yüzünüze bir bakışta kanınızda hangi ilaçtan hangi dozda var, hemen tespit edebilir. Bir de daha önce yapılan tahlilleri yapılır yapılmaz çöpe atın, kalabalık yapmasın evde, nasılsa ileride yenileri ile karşılaştırma yapmaya gerek duymayan, önceki durmunuzu müneccimlik kabiliyeti ile şıp diye tahmin eden bir doktorunuz var karşınızda.)

Yemin ederim ki
6. Doktor olurken, nasıl olsa Hipokrat Yemini ettik ya, doktorları kızdırsanız bile onlar size sonsuza kadar köle gibi hizmet etmeye mecburdurlar. Hakaret edebilirsiniz, üstüne yürüyebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, sağda solda aleyhinde konuşabilirsiniz ama işiniz düştüğünde hiç utanmadan yine kendinizi ellerine teslim edebilirsiniz, ne de olsa Hipokrat Yemini etmişlerdir. (Evet, eğer bir de sosyal güvenceniz yok ve kendi cebinizden ödediğiniz parayla muayene oluyorsanız, tüm hastahane o an itibari ile sizin hizmetinize girmiş durumdadır, doktorunuzun iki eli kanda olsa sizinle görüşmek için işini bırakıp gelebilecek konuma sahiptir. Para verdiniz ya doktorunuzun branşı önemli değildir, her konudaki şikayetlerinizi anlatıp tedavi talebinde bulunabilirsiniz, özel hasta olduğunuz için, doktorunuza o an öyle bir vahiy gelir ki yukardan, birden tüm hastalıklardan anlar bir konum alırlar.)


7. Doktorlara danışmadan kendi kendinize her türlü tedaviyi yapabilirsiniz, hastalığınız daha da kötüye gittiğinde doktor sizi her durumda kurtarır, sorun değil. (Özellikle komşunuza iyi gelmişse mutlaka sizi de iyileştirecektir, korkmadan kullanın!)

Doktor eşi de bilir
8. İlacın acı olduğundan ve iğnenin yaktığından dolayı doktora kızmakta serbestsiniz. Çünkü sizi doktor hasta etmiştir. Ve ilacın tadını doktor ayarlamıştır. (İlaç yan etkisi diye bir şey yoktur aslında, doktor özellikle size zarar verecek ilaçları yazmıştır zaten reçetenize )

9. Verilen ilaç "kanser yapar mı?" diye sorunuz. Çünkü Allah'ın cezası doktor sizi kasıtlı olarak hasta etmeye çalışmaktadır. Hamileyseniz verdiğiniz ilacın çocukta bir sakatlık yapıp yapmayacağını doktora sorun, çünkü doktor sizin sakat bir çocuk doğurmanızı istemektedir.

10. Doktorlar tüm dünya tıbbını bilirler, cildinizdeki kaşıntıyı beyin cerrahına rahatça danışabilirsiniz. Sadece karşılaşmış olmanız yeterlidir, uzmanlık alanı diye bir kavram tamamen palavradır. (Bir zamanlar bir hastamın genel durumu kötü olduğu için, telefon numaramı vermiştim, gece gazı olduğu için, olmadık zamanlarda grip olduğu için, başka doktorlar tarafından verilen ilaçların yan etkileri için zamanlı zamansız aranınca, telefon numarası olayına sınırlamalar getirmek zorunda kaldım)

11. Doktorun evine telefon ederek, doktor evde yokken eşine hastalığınızla ilgili soru sorabilirsiniz, mutlaka bilecektir. Doktor eşidir ya, mutlaka bilir. (Onu bunu bilmem ama görümcem artık kas ağrısı ile kalp ağrısını ayırt etmeyi öğrendi, ilerde gelebilecek herhangi bir hasta telefonun akarşın onu donanımlı bir şekilde hazırlıyorum )



(12. Kendiniz muayeneye geldiğinizde yanınızda gelen kişilerin de yakınmları varsa, çekinmeden doktorunuza onları da sorun, zaten doktorunuz hasta yakınları da istese de muayene etsem diye sizden talep bekler durur. Dışarda bekleyen gerçek hastaların hakkını falan yemiş olmazsınız, doktorun zamanını alırken, rahat olun.)


Bu şikayetlere hiç maruz kalmayan doktorlar da var mı? Var tabii, onlarda branşlaşma denilen doktor zaafından eser yok, insan vücudundaki hemen her sisteme o kadar hakimler ki, onlardan öğrenecek çok şeyimiz var, çoooook!



Ama tüm bu olumsuzluklarının yanında meslek tatmininin hat safhada yaşandığı işlerden biri olduğunu da çok rahatlıkla söyleyebilirim..

 

Sabrımı ve hoşgörümü geliştirdikleri için de, bir nevi nefis terbiyesi verdikleri için de aslında hastalarıma teşekkür borçluyum



Ve ayrıca buradaki durumlar sıkça yaşansa da genel hasta popülasyonu asla  temsil etmez. Bizler de hiç mi suç yok? Tabii ki bizler de  zaman zaman hata yapabiliyoruz. Bazen hasta ve iş yoğunluğu arttığında, konsantrasyon problemleri yaşamaya başladığımızda, konuşmaktan ağzımız kuruduğunda, aynı şeyleri anlatmaktan sabır sınırlarımız zorlandığında, yüksek sesle konuşabiliyoruz, karşımızdaki insanı rencide edebiliyoruz. (Ki buna son derece dikkat ederim)


Tüm çabamızın farkında olup da bir küçük tebessüm eden, teşekkür eden, ve bizim için en içten dualarını esirgemeyen hastalarıma da haksızlık edemem.


 


 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2007-07-25 04:44:25 - !

Yazan: kiremit
ben zaten görgüsüzlük olmasın diye doktorlara böyle şeyler yapmıyordum ama bundan sonra çok daha dikkatli olurum.
Bağlantı

• 2007-07-08 23:51:31 - Selam!

Yazan: gunlukhayatim
Yazınız çok hoş! Evet , bence de böyle yazın ki milletimizde biraz empati olayı gelişsin :) Zira hastaneye düştüğümüzde sanki insan değilde insanüstü sanıyoruz sizi.. :))) Ama gene de çok kıymetlisiniz! Sevgiler..

***
Anlayışınız için çok teşekkür ederim.. :)

Düzenleyen amfetamin gün: 9/7/2007 saat: 08:55
Bağlantı

• 2007-07-06 23:17:27 - Selam

Yazan: gunlukhayatim
Sitenizi çok beğendim! Sizi Günlük listeme alıyorum! Siz de beni unutmayın! tıklayın..sevgilerimle..Hale
Bağlantı

• 2007-06-30 21:23:39 - KARA MİZAH

Yazan: BARIS59
Son aylarda benim ürünüm olan,bir cümleyi kullanıyorum..
"Olgunlaşmam için ,200 yıl lazım" diye.
Mail'de gelen yazıları,ve da parentez içlerini okuduktan sonra;
"Bizlere tam tamına 400 yıl lazım"
Ancak .... oluruz.
Sağlık adına,sağlığımız adına,özellikle parentez içileri,bir daha okumalıyım. En azından,doktorumun karşısına çıkınca,şaşırtayım yahu:))

***
Aslında hastayı eğitmek biraz doktorun işi, onlar böyle davranıyorsa biraz da hata bizde diye düşünüyorum..


Düzenleyen amfetamin gün: 2/7/2007 saat: 09:06
Bağlantı

• 2007-06-27 00:35:06 - Allah Başımızdan Eksik Etmesin... :))

Yazan: narc
Yaklaşık 10 gündür 20'lik diş problemlerim nedeniyle doktora gitmeye başladım...
Sağolsun o kadar hafif atlatıyorum ki iğne fobimi bile yendim diyebilirim...
Doktorumla da can ciğer kuzu sarması olduk...
Hatta gülmekten iş yapamaz hale geldik...
Öyle ki dün yazını okuyana kadar anestezide kullanacağı ilacın dozundan başka hastasına yazacağı antibiyotiğe kadar herşeye karışıyordum ne güzel... :))
Sonra "ahh be narc" dedim "adam sakın rahatsız olmasın"...
Gülüyoruz, sohbet muhabbet güzel de adam nezaketinden birşey demiyor olmasın...!!!?
Bugün kendime derhal çeki düzen verdim...
Bütün ciddiyetimle halini hatırını sordum, durumumu kontrol etti ve...
"Yaaa ne oldu sana, moralin mi bozuk yoksa ağrın filan mı var...? Keyifsizsin!?" dedi...
Bende yazıdan sözettim ve akıllı (!) bir hasta olacağım artık dedim...
Tuhaf tuhaf bakıp "hadi yaa, ne güzel güle eğlene işimizi yapıyorduk, cık cık cıkkk" dedi banaaa... :)))
Şansım var ki sabırlı ve nazik bir doktorum var...
...
Hepinize aklı başında ve bilinçli hastalar dilerim...
Yani benim gibi... :))))
Sevgiler...

***
Narcım yazı bana ait değil, eğer yanlış bir mesaj verdiysem kusura bakma. Bu işte sabırlı değilseniz zaten çok mutsuz olursunuz..
Sen sor gene sorularını canım, belli ki doktorunla frekansınız da tutmuş, nazın da geçiyor, kafanı kırana kadar sor sen! :)))





Düzenleyen amfetamin gün: 27/6/2007 saat: 15:34
Bağlantı

• 2007-06-26 21:27:38 - HİZMET SUNMAK BİR SANATTIR

Yazan: bunyaminakkaya
tüm kamu hizmetleri gibi sağlık hizmeti sunmanın
belli bir zorluğu var ülkemizde.
hizmeti alan her bireyin, sunulan hizmet konusunda
çok fazlai bir bilgisinin olması beklenemez tabiki.
bu süreçte yaşanan sıkıntıların temelinde ;
hizmeti sunan görevlinin (doktor),
çok genel ve kısa bilgilendirme yapamaması
ve
hizmet alan bireyin (hasta),
en küçük aksamayı bile hizmet sunan
kişiye fatura edip, ona tepki göstermesi
bulunmaktadır.

***
Yorumunuz için çok teşekkürler, aslında kısmen haklısınız, çoğu meslektaşım bilgilendirme konusunda biraz tembellik yapıyorlar ya da yoğunluktan bilgilendime kısmı çok kısa sürüyor. Ama ne yazık ki şu gerçek de var, herkesin yüksek bir entellektüel kapasiteye sahip olması beklenemez ki bunu yadırgamıyorum, okur yazar oranının bu kadar düşük olduğu bir ülkede yaşıyorsam bunların olması da normaldir. (Aynı şeyleri defalarca farklı kelimelerle sabırla anlatan biriyimdir) Herkesin limitleri farklıdır, kimseyi de 2. defa aynı şeyleri antalttıktan sonra 3. defa sorulduğunda neden kızıyorsun diye suçlayamam da..

Hastaların çıkan aksilikler konusunda hastahaneyi ya da doktoru suçlaması bir yere kadar affedilebilir, hasta olduğu göz önünde tutulursa, sağlıklı düşünmesi beklenemez, kendi acısının üzerine fikse olması normaldir. Bu gibi sorunlarda zaten halkla ilişkiler sorunu haletmek için problemi bizden devir alır..



Düzenleyen amfetamin gün: 27/6/2007 saat: 15:49
Bağlantı

• 2007-06-25 09:05:51 - ...

Yazan: remlae
Hayatımda dişçim hariç hiç doktorum olmadı:) Buna "çok şükür" demekle yetiniyorum;) Doktor arkadaşlarımla ise bu tür şeyler konuşmak hiç içimden gelmez çünkü ne zaman hastalığa dair bir sorunu konuşmayı aklımdan geçirsem, o hastalığa yakalanmışım gibi hissetmeğe başlıyorum:P Dişçime gelince, müthiş tatlı bir kadındır ve neredeyse benim psikoloğum oldu (diş hariç her şeyi konuştuğumuzdan olsa gerek) :))

***
Ne güzel insansın sen arkadaşım :). Ben de özel hayatımda iş konuşmayı sevmiyorum ama bunu insanlara anlatmak çok zor :)))

Düzenleyen amfetamin gün: 25/6/2007 saat: 23:46
Bağlantı

• 2007-06-19 20:28:49 - :))

Yazan: leydielif
Yazı gerçekten hoş.Buradan bütün hastalara sesleniyorum:
-Doktorlarımızın kıymetini bilelim eyyy hastalarrr.Onlarda etten kemikten insan
Şaka bir tarafa bazen çok sinir bozucu hastalar olmuyo değil,ee ne yapalım siz doktor bende yardımcınız olarak sabretçeezz !! Başka çersi yookkkk

***
Öyle Elifcim, işimiz bu :)

Düzenleyen amfetamin gün: 19/6/2007 saat: 20:43
Bağlantı

• 2007-06-18 22:58:18 - yine mrb

Yazan: lalezari
Memette bana bir ara söylenip duruyordu madem ders çalışabiliyorsun uzun süre, ne diye tıp secmedin iyi olurdu doktor olsan diye. bende cevabı hemen verirdim zaten sen niye secmedin diyince sesini çıkarmazdı :)
ya bu aralar tamda düşünüyordum hatta arkadaşlarada sölüyorum gülüyorlar birde tıpmı okusam diye :) nolacakki 5. seneye doğru karnımda cocuk derslere girerdim :) hepsi gülüyor çünkü bir iki ay öncesindede siyasete girmeyi düşünüyordum ;)

***
:))) Vardır öle azimli tipler bizde. Edirne'de ihtisas yaparken bir abimiz vardı, Almanya'da şirket sahibi biri, içinde ukte kalmışadamcağızın, 40 yaşından sonra tıbba girmiş. Ben öylesine sadece saygı duyarım. Senin yaşın daha genç, bir iki fakülte daha devirebilirsin aslında :)

Düzenleyen amfetamin gün: 19/6/2007 saat: 00:11
Bağlantı

• 2007-06-18 21:11:57 - nezaman...

Yazan: lalezari
Nezaman hastaneye yolum düşse bir kez daha farkına varır ve doğru karar vermişim diye şükrederim. Zor meslek hakikaten...
Birde senelerce okuması, o dersleri çekmesi aman aman... Üniversitedeyken ev arkadaşlarım tıpta okurlardı uyurken ezberlediklerini sayıklarlardı. Ertesi gün bende şunları şunları iyi öğrenmişsin der anlatırdım şaşırırlardı nerden bildiğime :)
Ben gezip tozup eve geldiğimde onları hep masa başında kitaba gömülmüş bulurdum. 3. sınıftan baslarlardı antidepresanlara...
Gercekten sevmeyen insan bu mesleğe kaç sene katlanır bilemem...
Yazdıklarınızı işyerinde okudum hep beraber güldük :)
Doğru söze ne denir. Ama her meslekte olmalı böyle seyler sizinki kadar olmasada. Banada az camaşır makinesi için gelen olmadı. Komşu teyzelerim ne zaman tost makineleri, ütüleri bozulsa yanıma gelirlerdi ne kadar anlatsamda boş. Önceleri tamirciye götürürdüm çaktırmadan sonradan masraflı olmaya başlayınca pes ettim :)
Bende hep düşünmüşümdür insanın eşi doktor olunca da rahat oluyormu acaba ? Her an yanında her ihtimale karşı bir tek kişilik acil yardım ekibi bulunmuş oluyor. :)

***
Gizli gizli tamirciye götürmek ha! :))) İlahi! Az daha şamil de tıp seçmek zorunda kalacaktı. Annem tutturdu ille de tıp seç diye. Yine iş başa düştü, ikna ettim annemi :) "Bir çocuğunuzu yaktınız zaten, bari o yaşasın hayatını" diye şakayla karışık çok çattım anneme o zamanlar..
Tıp Fakültesi beni hiç zorlamadı aslında, 5 yıl asistanlık yedi bitirdi :)

Düzenleyen amfetamin gün: 18/6/2007 saat: 21:39
Bağlantı

• 2007-06-18 16:07:29 - Doktorluk

Yazan: muhteremlegeziye
Merhaba Canım,
Traji komik yazını okudum,kimbilir kaç türlü insanlarla karşılaşıyorsunuz.
İşiniz gerçekten çok zor ve meşakkatli.
Doktorlar için bir çok insan "iki kere göğsümü dinledi,dünyanın parasını kazandı,masa başında parayı götürüyorlar" diye düşünüyor.
Hiç düşünmüyorlar ki o doktor, doktor oluncaya kadar kaç uykusuz gece geçirdi,öğrencilik yıllarında-sınavlarda-staj döneminde ne zorluklar yaşadı.
Bizler yatağımızda mışıl mışıl uyurken,kaç gece uykusuz kalıp,nöbet tuttu.
Cnbc-e'de ki E.R dizisinin sıkı takipçisiyim ve o dizide bir tek doktorluk mesleği değil,doktorların meslekleriyle özel yaşamlarını ve stajyerlik dönemlerinde nelerle boğuştuklarını çok güzel anlatıyor.
İş hayatında başarılar ve anlayışlı-bilinçli hastalar dilerim.

***
Ne kadar güzel anlatmışsın Muhteremcim. Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. :)

Düzenleyen amfetamin gün: 18/6/2007 saat: 16:27
Bağlantı

• 2007-06-17 23:14:13 - :))

Yazan: antartika
Çok sağol arkadaşım, öyle bir şey olursa danışırım söz. Gerçekten zor, meşakkatli bir meslek, Allah kolaylık versin sana ve tüm doktorlara:)
Bağlantı

• 2007-06-16 23:34:58 - :))

Yazan: antartika
ya benim bazen sırtımda, şöyle bir ağrı oluyor ya, tam şurada:)))))
evet seni çok iyi anlıyorum, iyi ki doktor değilim:)

***
Antarktikacım şaka yapmışsın ama eğer sağlık problemin olur ise ise mail adresimi veririm yazışırız, en kötü ihtimalle yönlendirme yaparım.. :)
Doktor olmak o kadar da kötü değil, yalnızca hastaların duygularından etkilenmemeyi öğrenmek gerekli :)

Düzenleyen amfetamin gün: 17/6/2007 saat: 21:26
Bağlantı

Hakkımda

Hayatta herşeyin genellenemeceğini geç de olsa öğrendim.. Herşey göreceliymiş, bana çok ilginç gelen sana sıradan gelebilirmiş. Beni ağlatan seni güldürebilir, bana güzel görünen sana çirkin gelebilirmiş. Herşeyin iki yüzü varmış.. İki yüzü de göremiyorsam daha çok küçüğümdür, birilerinin diğer yüzü göstermesine ihtiyacım vardır..

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
gezimanya

Kategoriler

Arkadaşlar

oznurkaya
desertwind
mutlumavi
hbasak
beyhancayir
kiremit
enar
beyazkedim
narc
gubse
gezenti
kirazg
arkadasevibulteni
lalezari
kurmaca
remlae
leydielif
kardelen023
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa